ama yine de tamamlamaya çalışalım.
bu sefer insan ilişkileri ve sevgi üzerine
varılan sonuçlar ve uygulama da ne kadar
geçerli olabildiği ve olabileceğine dair.
direk damardan girelim halk tabiriyle...
misal evlisindir ölümcül bir hastalıkla
başediyorsundur. ama anlarsın ki evlenmek
için imza attığın insanla aranda geçerli hiçbir
bağ yoktur aslında ,ve belki de evliliğin
sonucunda bir insanın hayatının en güzel
parçası olan varlıklar yani çocuklar adına
ve onları büyüme sürecinde yaşadığın sürece
yalnız bırakmamak ve kişiliklerini kazanma
hayatı öğrenme aşamalarında eşlik ve rehberlik
arkadaşlık ve babalık edebilmek ve daha bir sürü
şey uğruna,
belki de aslında yıllar önce ki sürüklenmen
içinde yalnız kalmamak ve vücut ihtiyacı için
birini tercih edip ile evlenmemen gerekirken
ki bu bugünkü netice ile direkt bağlıdır,
beklediği veya şeyleri hayatı bir şekilde bir sebeple
alamayınca (hayattan anladığı her şekilde
görüntü vermek olan kurnaz kolaycı
eğitimli bile olsa az gelişmiş milletin
bir bireyi olan eş olarak şeçilen bir kadının
erkeğine yani sözde eş olarak seçtiği
ne olursa olsun beklenti karşılayan , imkanla
kaynağını asla sorgulamayacağı sağlanan l
imkanlarla verdiği görüntü üzerinden bulunduğu ve kafasının bastığı hayat oranında kendini onaylaması
,hastanelerden paket program toparlama ile eve gelip hizmete devam eden ve kocanın ölümü üzerinden gelen mal varlığı ile hayat refahı ve onaylama üzerine
kurulu eş anlayışı karşılanmayınca
sürekli kısırdöngü şeklinde
nankörlük
bencillik kabalık zorluk
engeller kısıtlamalardan
kavgacılık ve suçlamalardan başka birşey
veremeyip onarılmayacak aşamalardan geçmesine rağmen ki onarılsa bile şartların devamlılığı ki
sağlık ve para gerektirir hatta para az bile olsa sağlık olursa ( ki bu ihtimalin bile sonu yine
acılı bir ölüme eşlik etmek ise)
yine de olabilir ama bu olasılığın oluşabilmesi için emek ve sabır ve gayret ve benimseme karşılıklı fedakarlık gerekir ki )
bu yapı o insan da yaşı ve kişiliği itibariyle mevcut degildir ve aynı zamanda savunmasına sarılmak için sürekli hazırda beklettiği eski ayna evresi ile travmalı hayat izlerini atlatamamanın gölgesinde aynı izlerin ezberlerini tekrarlamaya yatkın
ise
ve bunun sonuçlarını hergün
bir şekilde sana yaşatıyorsa
yapabileceğin en iyi şey çocuklar adına katlandığın bu durumu
(insan sıfatında ki bu şey e kendi hayat anlayışının ve çıkarlarının dışında ki herşeyi iten ve birbirinize sadece ölmediğiniz için katlandığınız )
en az hasarla atlatmak için elinden geleni yapmaktir.
not: o birşey yapmayacak kendini yormaz içinde yok içinden gelmez karşılıksız olarak gördüğü anladığı dilde kapasite ve oranda kılıflarla verilmediğini düşündüğü hayat için uğraşmaz bunu kabul et
bu da normal birşey türk kadını yapısı için)
şunu kabul et çektiğin bunca fiziksel manevi acıya ve ölecegini bilmene rağmen senin göze aldığını ve gösterdiğin gayreti gelişimi çok az insan goze alabilir ve buna eşlik edebilir.
o bu insan değil . olamaz.
sen yoluna devam et.... ve asla vazgeçme ve inancını yitirme...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder